Doğum sonrası lohusalık humması (ateşli enfeksiyonlar), damar tıkanıklıkları, dikiş yerinde sorunlar

Lohusalıkta ortaya çıkabilen enfeksiyonlar

Doğum sonrasında oluşan enfeksiyonlar kendini vücut ısısının yükselmesiyle ve annenin genel durumunun bozulmasıyla belli ederler. Lohusalık dönemi enfeksiyonlarının üç ana kaynağı memeler, idrar yolları ve doğum kanalıdır.

Ateşin tanımı

Özellikle doğum sonrası ilk gün annenin vücut ısısında geçici yükselmeler görülebilir. Bu nedenle ateş tanısını koymak ve ileri incelemelere geçmek için ilk 24 saatte yapılan ölçüm ve tek ölçüme bakarak karar vermek güvenilir değildir. Ateş tanısını koymak için tercihan ağızdan, önceden sıfırlanmış civalı bir termometreyle yapılan ölçümde vücut ısısının 38 derece (santigrad) ve üstünde olması ve bu yüksekliğin en az oniki saat aralıklarla yapılan en az iki ölçümde saptanmış olması gerekir. Bu tanım sabit değildir ve doktorun klinik izlenimi daha önemlidir.

Ateş nedenleri

Endomiyometrit (Lohusalık humması)

Lohusalık humması doğum sonrası rahimin tüm tabakalarında (endometrium: rahim iç tabakası; miyometrium: rahim kas tabakası) ortaya çıkan enfeksiyonun yarattığı klinik tabloyu tarif etmek için (ateş, genel durum bozulması gibi) kullanılan bir terimdir.

Rahimin kendine ait ve hamileliğe ait tabakalarında görülen enfeksiyonlar tedavi edilmediklerinde ciddi seyredebilirler. Günümüzde dünya üzerinde anne ölümlerinin ilk dört nedeni arasında bu tür enfeksiyonlar yer alır.

Bu tür bir enfeksiyon sorunsuz seyreden vajinal bir durum sonrası ender görülür. Ancak doğum eyleminin uzun sürmesi, suların erken gelmesinden doğuma kadar geçen sürenin uzaması, doğum eylemi esnasında gereğinden daha fazla sayıda veya steril olmayan eldivenlerle muayene yapılmış olması ve doğumun sezaryenla gerçekleştirilmiş olması riski artıran durumlardır.

Enfeksiyon kendini karın ağrısı, ateş yükselmesi, kötü kokulu akıntı, karın bölgesine elle basmakla ağrı ortaya çıkması, titremeyle yükselen ateş, nabzın hızlanması şeklinde gösterir ve bu bulgular doktorun tanı koyması için genellikle yeterlidir.

Tanı konduktan sonra hastane şartlarında uygun antibiyotik tedavisinin başlamasıyla hastalık çoğu durumda kontrol altına alınır.



İdrar yolu enfeksiyonları

Hamilelikte artmış idrar yolu enfeksiyonu riski lohusalıkta da belli bir süre devam eder (Sayfa:---). İdrar yolu enfeksiyonları basit bir mesane iltihabı (sistit) şeklinde olabileceği gibi, böbreklerin iltihaplanması da (piyelonefrit gelişimi) söz konusu olabilir. Basit enfeksiyonlar sadece idrar yaparken yanma şeklinde belirti verirken, ciddi enfeksiyonlarda ateş, böğürlerde ağrı ortaya çıkabilir ve annenin genel durumu bozulabilir. Tanı konduktan hemen sonra hastane şartlarında antibiyotik tedavisine başlanarak hastalık çoğu durumda kontrol altına alınır.

Diğer ateş nedenleri

Yukarıda sayılan nedenler dışında annenin tesadüfen geçirmekte olduğu üst solunum yolu enfeksiyonları, zatürre, grip gibi hastalıklar da ateş nedeni olabilir. Bunun dışında sezaryen uygulanan bölgede ciltaltında veya daha derin bölgede abse gelişmesi, doğum kesisinde abse gelişmesi de bölgede ağrı ve ateş yükselmesiyle belirti verebilir.

Lohusalıkta tromboembolik hastalıklar

Hamilelik döneminde olduğu gibi lohusalık döneminde de DVT eğilimi devam eder. DVT'ye bağlı gelişen pulmoner emboli dünya üzerinde anne ölümleri arasında ilk dört sırada yeralır. Bu nedenle tanı konduğunda en kısa zamanda etkili bir şekilde tedavisine başlanmalıdır.

Pelvik tromboflebit:

DVT'nin özel bir şekli olan ve sıklıkla endomiyometrit seyrinde görülen bu hastalık pelvis bölgesindeki damarlarda ortaya çıkar. Ender görülen ve çoğu durumda klasik belirtilerle seyretmeyen bu hastalıkta tek belirti ateş ve ağrı olabilir. Bazen de antibiyotik tedavisine cevap vermeyen ateş söz konusu olabilir. Antibiyotik tedavisine rağmen düşmeyen bir ateşte her zaman pelvik tromboflebit akla getirilerek heparin tedavisine başlanır. Çoğu durumda heparin tedavisiyle ateşin düşmesi tanıyı doğrular.



Diğer normaldışı durumlar

Sezaryen cilt dikişleriyle ilgili sorunlar

Usulüne uygun ve steril şartlarda yapılmış bir sezaryen sonrasında cilde konulan dikişler ender olarak sorun yaratırlar. Ancak özellikle şişman annelerde, şeker hastalığı olanlarda, diğer kronik hastalıklarda, hamilelikte normaldışı sorun yaşanmış olan durumlarda, steril olmayan şartlarda yapılan ameliyatlarda, acil yapılan ameliyatlarda (kordon sarkması gibi) dikiş yerleriyle ilgili çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir.

Ciltaltında hafif bir enfeksiyon kendini bölgede kızarıklık ve ağrı şeklinde belli eder. Çoğu durumda pansuman ve antibiyotik tedavisi yeterli olur.

Cilt altında kanamanın devam etmesi durumunda ise cilt altının ameliyatla tekrar açılarak kanamanın durdurulması veya enfeksiyonu önlemek için bölgede birikmiş kanın boşaltılması gerekebilir.

Cilt dikişlerinin hemen altında abse oluşması durumunda da absenin boşaltılması için cerrahi bir işlem gerekebilir.

Amniyos sıvısı embolisi

Anne hayatını tehdit eden ve oldukça zor tedavi edilebilen ölümcül bir hastalıktır. Amniyos kesesinin kendiliğinden açılması, doktor tarafından doğumu hızlandırmak için açılması veya amniyosentez gibi bir müdahaleden kısa süre sonra annede (veya anne adayında) solunum sıkıntısı ortaya çıkar. Müdahale edilmediğinde kısa zaman sonra kanama bozuklukları ve kalp durması gibi ölüme neden olabilen belirtilerle anne kaybedilebilir.Oldukça ender görülen, şu ana kadar nedeni tam olarak anlaşılamayan, kimde ne zaman ortaya çıkacağı kestirilemeyen bu durum, amniyos sıvısının annenin kan dolaşımına geçmesi ve akciğerler, beyin gibi yaşamsal organlara giden damarlarda tıkanıklığa yol açması sonucunda ortaya çıkar.