Hamilelikte yedinci ay (yedi aylık hamilelik)

14.12.2015


 6. ay8. ay 

 

 

Hamilelikte 7. ayda anne adayında ve bebekteki değişiklikler

7. aya geldik. 24-25 ile 28-29. haftalar arasındayız. Bir kere öncelikle bir tetanoz aşısı kavramından bahsetmek lazım, ülkemizde tetanoz aşısı anne adaylarına Sağlık ocaklarında (ASM) rutin olarak uygulanabiliyor. Yapmak gerekli mi? Son 5 yıl içerisinde eğer tetanoz aşınız olmuşsa, o zaman yapmak tam olarak gerekli olmayabilir.

Tetanoz aşısını niye bu kadar önemsiyoruz, tek bir nedenle önemsiyoruz: Eğer göbek bağı steril olmayan bir cihazla kesilirse, yani mesela evde doğum oldu veya takside doğum, tabii bunlar günümüzde azalıyor ama böyle şeyler var tabii ki, steril olmayan bir bistüri veya bir bıçakla kesilirse, o zaman eğer o bıçakta tetanoz mikrobu varsa o zaman bebeğe geçebilir ve yenidoğan tetanozu denen ölümcül tabloya neden olabilir.

Tetanoz aşısı olmamışsanız, doktorunuz size önermemişse endişelenecek bir şey, zaten doktora gittiğinize göre, hastanede doğum yapacaksınız demektir. Hastanede tetanoz mikrobunun o bizim kullandığımız cerrahi aletlerde, doğum aletlerinde olma olasılığı hemen hemen yok, yani öyle bir olasılık yok, çünkü o zaman o mikrop olursa eğer, onun yanında binlerce daha fazla mikrop olur ve de hastanede o zaman sterilizasyon sorunu olur ki, günümüzde özellikle büyük şehirlerde yıllardan beri yenidoğan tetanozu vakasına rastlamıyoruz. Tetanoz konusunu bu şekilde kafanızda halledebilirsiniz, çünkü anne adayları arasında büyük bir farklılık oluyor, bazıları yaptırmış oluyor, bazıları yaptırmamış oluyor. Anne adayları forumları var internette burada tartışıyorlar. İşte birisi “ben yaptırdım”, birisi “ben yaptırmadım” diyor, kim haklı, iki taraf da haklı. Bazı doktorlar öneriyor, bazı doktorlar da önermiyor.

Anne adayı tarafında neler oluyor? Anne adayı tarafında bir kere yavaş yavaş heyecan yükselmeye başlıyor. “Ne zaman doğum yapacağım, erken doğum yapar mıyım? Bebek sağlıklı olacak mı? Ben neler hissedeceğim?” Bunlar yavaş yavaş anne adayının kafasında ortaya çıkmaya başlıyor. 

Ve anne adayının bu merakını gidermek için tabii ki ilk gireceği yer neresi? İnternet. İnternete girmek ve internetten bilgi almak son derece faydalı bir şey, şu anda onu yapıyorsunuz zaten, ama buradan bilgi alırken en önemli dikkat etmeniz gereken şey kaynak. 

Bu bilgiyi veren, bilgi veren internet sitesinin arkasında profesyonel bir kaynak varsa okey. Ama anne adaylarının üye olduğu yüzlerce forumlar var. Günümüzde birbirlerine buralarda ikinci elden 3. elden bilgileri aktarıyorlar.

Hani kulaktan kulağa diye bir oyun vardır. Bilirsiniz, ilk başta söylenen şey sonra saçma sapan bir şey olur, işte bilgiler böyle yarım yamalak aktarılarak sonuçta çok saçma şeyler ortaya çıkıyor. 

Ne oluyor mesela: “bana bir tahlil yapıldı, sana niye yapılmadı, bana bir ilaç verildi sana niye verilmedi” diye. Basit bir balık yağı, tableti, basit bir folik asit takviyesi bile yapılmadı diye günlerce uyku uyuyamayan anne adaylarını görüyoruz. 

İşte forumda dediler ki "folik asit almayanlarda bebekte sakatlık oluyormuş". Kulaktan kulağa aktarılan yanlış bir bilgi bu. Folik asit, sakatlık olma olasılığını engellemek için kullanılan bir şey, kullanılmazsa çok büyük olasılıkla birşey olmuyor ama ne oluyor bu kulaktan kulağa ikinci bilgi, 3. forum falan filan derken ne oluyor, “folik asit kullanmayanlarda bebek sakat oluyor” 


Veya işte balık: Eğer büyük balık yenirse bebekte civa zehirlenmesi oluyor, bunlar kısmen doğru şeyler. Eğer internete girilecekse lütfen kaynak araştırması yapılarak girilmeli. Forumlarda özellikle anne adaylarının ağızdan ağıza aktarılan şeylere hiçbir zaman bel bağlamamaları çok önemli. Bunları mutlaka doktorlara danışmak lazım. 

Bunu niye bu ayda söylüyoruz. çünkü en çok tansiyonun (gerginliğin) yükseldiği dönem bu, günümüzün bir gerçeği bu, internete bağlı komplikasyon diyelim buna, komplikasyondur çünkü bu. Bunlar günümüzün gerçeği haline geldi ve seçici algılama nedeniyle insanlar internette direkt olarak işte kendileriyle ilgili sitelere giriyorlar ve genelde olumsuz bilgiler alıyorlar sadece. 

Tabii ki tek kaynak internet değil, bu ay anne adayının bu yönünü ele almamız, dediğim gibi, bu ay artık yavaş yavaş sorular atmaya başlıyor. 

Çevre ve basın. Basında da genelde iyi tercüme edilmemiş veya henüz daha tam olgunlaşmamış bilgiler verildiği zaman anne adayını tabii ki üzüyor. İşte mesela “şu besin tüketilirse eğer hamilelikte ödemler daha az olur”. Yani sadece 10 kişi üzerine yapılmış bir çalışma, hemen bir bilim dergisinde yayınlanmıştır, oradan gazeteye hemen aktarılmıştır. Tabii ki tam olarak doğru değil, ama tabi anne adayı seçici algılaması olduğu için bunu böyle algılıyor. 

Diğer bir kaynak, arkadaşlar ve anne babalar. Anne babalar, babalar değil de anneler daha çok ve kayınvalideler tabii ki, hamileleri genelde korkutuyorlar. “işte ben şöyle doğum yaptım, sen sakın böyle doğum yapma, işte doktorun sana niye böyle yapıyor”, işte doktor mesela sezeryan önermiş olabilir, “neymiş sezeryan, niye sezeryan, bak biz normal doğurduk ta ne oldu”?

Doğru tamam ama o zamanki koşullarla şu andaki koşulları karşılaştırmamak lazım. Çünkü o zamanki teknoloji farklıydı, şimdiki teknoloji farklı. O zamanki sezeryan nedenleri farklıydı şimdiki nedenler farklı günümüzde. 

Yani günümüzde bizim annelerimizin anne adayı olduğu dönemde “anne kurtulsun ki yeter”, bebeği göz ardı edecek uygulamalar vardı. Günümüzde ise hem anneyi hem de bebeği sağlıklı bir şekilde sağlığını koruma şeklinde uygulama yaptığımız için tabii ki ne oluyor uygulamalar farklılaşıyor. Eskiden olan görüş “Yeter ki anne kurtulsun”. Günümüzde böyle bir görüş yok, anne de kurtulacak, bebekte sağlıklı olacak. O yüzden de o zamanki bilgilerle şu anki bilgileri karşılaştırmamak lazım.

Anne adayını bu şekilde tamamladıktan sonra bebek tarafında ne oluyor? Bebek büyüyor işte içeride gelişmeye devam ediyor, kilo alıyor, hareket ediyor sürekli olarak.

Doktor ölçüm yaptıktan sonra tabii ki bazen diyor ki işte “bebek küçük veya bebek büyük” Bunlar dediğim gibi kişisel farklılıklar. 

Gebelikte şeker tarama testi diye bir şey var, gebelik şekeri taraması denen bir şey var onu öneriyoruz.

Gebelik şekeri tarama testi 50 gram şekerle yapılan bir test. Aç veya tok olmak da önemli değildir. Bunu özellikle vurguluyorum. Çünkü bazen işte "mutlaka açlık olması gerekiyor" falan deniyor bazı laboratuvarlarda. Hayır, tok veya aç olmak önemli değil. Yani ona bakılmaksızın herhangi bir zamanda, günün herhangi bir zamanında muayenehaneye veya  hastaneye ne zaman gidildiyse, 50 gram şekerli su içildikten 1 saat sonra tek bir kan alınıyor ve kan şekeri değeri eğer 140'ın üzerinde ise o zaman gebelik şekeri olasılığı ortaya çıkıyor. Bu bir tarama testi, tanı testi değil. Bu da anne adaylarına çok üzüntüye neden oluyor bazen. İşte “eyvah gebelik şekerim yüksek çıktı”. Değil. Bu, sadece bir tarama testi, o tarama testi eğer yüksek çıkarsa, o zaman biraz daha zahmetli olduğu için herkese uygulamadığımız bir test uyguluyoruz.

Nedir o? 100 gram ile şeker yükleme testi. İlkine PPG, yani postprandial glukoz testi deniyor. Buna ise 100 gramlık oral glukoz tolerans testi adı veriliyor. 

OGTT için 12 saatlik açlık süresi gerekiyor. Önce açlık kan şekeri bakılıyor, 100 gram şekerli su içtikten 1 saat sonra, 2 saat sonra, 3 saat sonunda toplam 4 kere kan alınıyor. Bu 4 tane değerden herhangi iki tanesi yüksek çıkarsa o zaman gebelik şekeri tanısı koyuluyor ve ona göre tedavi yapılıyor. Bir tanesi sadece yüksek çıkarsa ileri haftalarda bebekte irileşme bulguları ve amniyon sıvısında artma bulguları ortaya çıkarsa test yeniden yapılıyor, yani yeniden gebelik şekeri şüphesi oluyor o zaman.

Eğer dördü de normal gelirse o zaman deniyor ki "ppg' de 50 gramlık testi yüksek çıkan sonuç gebelik şekeri ile hiç alakalı değildir, hiçbir şekilde gebelik şekeri yoktur" deniyor. 

Bazen ise bu zahmetli testi direkt yapmak zorunda kalıyoruz, özellikle ikiz gebelik taşıyanlarda, ailesinde şeker hastalığı anamnezi olanlarda, annesinde babasında kardeşinde, veya çok aşırı kilo almış olanlarda, daha önce gebelik şekeri yaşamış olanlarda, mevcut gebeliğinde bebeği iri veya bebeğin amniyos sıvısı fazla olanlarda, yaşı ileri olanlarda, bir de polikistik over dediğimiz yumurtlama bozukluğu hastalığı ile beraber hamile kalmış olanlarda direkt 100 gram testi yapıyoruz. 

Eğer gebelik şekeri tanısı koyarsak da genelde diyet, bazen de insülin tedavisi uygulayarak bütün hamileliği sağlıklı bir şekilde tamamlıyoruz.