21. hamilelik haftası

(20+0, 20+6. GÜNLER)

BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Bebek haraketleriniz bir iki hafta önce başladı ve bu haftadan itibaren bebeğinizin oynama sıklığı ve hareketlerin hissedilebilirliği artacak. Bu süreçte siz zaman zaman bebeğinizin "daha az oynadığını" hissederek endişeye kapılabilirsiniz. Bilmeniz gereken, bu haftalarda bebek hareketlerinin tutarsız olduğudur. Hareketler bebeğiniz büyüdükçe ve beyin dokusu geliştikçe daha anlamlı ve daha istikrarlı olacaktır. İleri gebelik haftalarında bebeğinizin seslere, yediklerinize ve hatta sizin konuşmanıza tepki verdiğini görecek ve bu duyguyu çok seveceksiniz.

Bazı anne adaylarında bu haftalarda veya daha ileriki haftalarda burun kanamaları olabilir. Bu kanamalar genellikle şiddetli değildir ve kendiliğinden dururlar. Kanamaların nedeni damar sisteminizdeki değişimler nedeniyle (kan miktarının artması) dış ortama açık olan burun içi kılcal damarların daha kolay çatlayabilir duruma gelmiş olmasıdır. Yaklaşık %20 anne adayı gebelikte bu durumu yaşar.

Tüm burun kanamalarının nedeni elbette bu şekilde açıklanamadığından durumu her zaman olduğu gibi doktorunuza iletmelisiniz.

Diş eti kanamaları da bu haftalarda sıktır ve gebelik döneminde diş etinde ortaya çıkan değişikliklere bağlıdır.

Bu haftalardan itibaren yaşayabileceğiniz diğer bir durum da "kasık ağrısıdır". İki taraflı kasık ağrısı olarak hissettiğiniz bu ağrı aslında "apışarası" adı verilen bölgede yani bacağınızın iç yüzünün kemik çatınızla birleştiği yerde duyduğunuz bir gerginliktir. Bu gerginlik bölgedeki kaslarla kemikleri birbirine bağlayan ligaman adını verdiğimiz bağ dokusu elemanlarının gerilmesinden başka birşey değildir ve normaldışı bir duruma işaret etmez.



Bebekler neden hareket ederler?

Bebeklerin rahim içinde (siz tersini düşünseniz de) keyifleri oldukça yerindedir ve "o ufacık yerde" sıkışmış değillerdir. Aksine, istedikleri her şeye (gıda maddeleri, oksijen, ısı, korunma duygusu) sahip olduklarından mutludurlar. Dünyanın en güvenli yeri muhtemelen burasıdır. Ancak bebeğinizin de bazı görevleri vardır: Bebeğiniz kendini "öteki dünyaya" yani bizim dünyamıza hazırlamak durumundadır. Bebeğiniz doğduğunda vücudundaki tüm kasları (kol ve bacak kasları, solunum kasları) mükemmel bir şekilde çalışır durumda olmalıdır. Kaslar çalışmadıklarında kitlesel olarak azalma yani "erime" eğilimindedir. Bu nedenle bebeğiniz içeride düzenli olarak egzersiz yapar. İşte bu egzersizler sizin tarafınızdan "oynama" şeklinde hissedilir. Oldukça enerji gerektiren bu egzersizler siz çikolata gibi kalorili gıdalar aldığınızda genellikle hızlanır.

İnsan bir pozisyonda sürekli olarak yattığında rahatsız olur ve pozisyonunu değiştirir. Bu, bebeğiniz için de geçerlidir ve siz bunu bebeğinizin daha büyük olan beden hareketleri şeklinde hissedersiniz. Bebeğiniz bu daha büyük hareketleri gün içinde sık bir şekilde yapar.

Bebeğiniz amniyos sıvısını düzenli olarak yutar ve sıvının devri daimi bu yutulan sıvının kana, buradan da böbreklere geçmesi ve idrar olarak boşaltılması şeklinde sağlanır. Bebeğiniz yutmayı yeni öğrendiğinden çok sık olarak hıçkırık nöbetlerine tutulur. Bu hıçkırıkları da çoğu durumda net bir şekilde hissedebilirsiniz.

Rahim güçlü bir kas yapısına sahiptir ve ileri haftalarda doğum eylemindeki kasılmalar için antrenman yapmaya başlar. Antrenmanlar ilk başta rahimin sadece belli bölgelerde kasılması şeklindedir. Bu bölgesel kasılmalar bebeğiniz tarafından algılandığında onu daha farklı bir pozisyon alarak o bölgedeki daralan yerden kurtulma arayışına iter ve bebeğiniz "üstüne doğru gelen duvardan" kaçma çabasına girer ve bedeni bu amaca yönelik hareket eder. Gebeliğin son haftalarında bebeğiniz henüz baş yukarı duruyorsa 180 derece dönerek baş aşağı pozisyona geçer ve doğum pozisyonunu alır.

Daha ileri gebelik haftalarında zaman zaman bebeğinizin içeride size cevap vermek için çabaladığını da görebilirsiniz.

Bebeğiniz göbek kordonunu en iyi şekilde korunduğu bölgede tutmak zorundadır. Bu bölge bacaklar arasıdır ve bebeğiniz kordon herhangi bir nedenle başka bir konuma geçtiğinde onu ideal yerine getirmek için çaba gösterir.

Her anne adayı ve özellikle de ilk gebeliğini yaşayan anne adayları bebek hareketlerinin yukarıda anlatıldığı gibi net bir ayrımını yapamaz ve her bebeğin oynama alışkanlıkları farklıdır. Eğer yeterince çaba gösterirseniz bebeğinizin yukarıda sayılan hareketlerinin ayrımını önümüzdeki haftalarda güzel bir şekilde yapar duruma gelebilirsiniz.


Video: 21. gebelik haftası görüntüleri: bebek yüzüstü yatar pozisyonda hıçkırıyor (anlatımlı).


BU HAFTA BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Bebeğinizin kalp kası bu haftadan itibaren giderek güçlenmeye ve daha güçlü bir şekilde kan pompalamaya başlar.

Bebeğinizin bulunduğu ortam bizlere göre nispeten daha düşük oksijene sahip olduğundan kan daha hızlı dolanmak ve kalp kası daha fazla çalışmak durumundadır.

Bu nedenle rahim içinde bebeğinizin dakika kalp atım sayısı 120-160 arasında değişir.

Resim: bu haftada 3d ultrason görüntüsü. © Dr. Kağan Kocatepe


Bu gebelik haftasında ya da daha önce yapılan bir ultrasonda doktorunuz size "bebeğin eşi biraz aşağıda..." gibi bir şey söylemiş olabilir. Burada kastedilen "eş", bebeği besleyen plasenta adlı yapıdır. Bu yapı, gebelik ilerledikçe yer değiştirmeye devam eder ve genellikle 24. haftaya kadar rahim içindeki gerçek yerine ulaşır.

"Eş aşağıda" demek, plasenta doğum kanalı girişine yakın, ya da bu kanalı kapatıyor demektir. 

Resimde miyadında bir bebekte plasentanın bulunduğu pozisyonu bebeğin sırtının hemen arkasında, kordon çıkışıyla birlikte görüyorsunuz.

 

Soldaki resimde ise plasenta ve kordon çıkışı daha yakından görülüyor.

İlk gebeliğini yaşayan anne adaylarında ender görülen ve "placenta previa" ("önde gelen plasenta") adı verilen durum kendini beklenmedik zamanlarda oluşan kanamalarla gösterir.

İlk gebeliğinizse ve "eşiniz aşağıdaysa" biraz daha sabredin, birkaç hafta içinde bu durumun ortadan kalkma ihtimali yüksektir.

Yine de bir kanama şikayetiniz olduğunda doktorunuza başvurmayı ihmal etmeyin.


Bu haftanın sonunda bebeğinizin boyu 28 cm. ve ağırlığı yaklaşık 400 gram! 


Endişeli, bardağın boş yarısını gören bir anne veya baba adayı mısınız?

Eğer öyleyseniz şu anda bebeğinizin sağlıklı doğması konusunda çok aşırı endişeli olduğunuz için gebeliğinizin keyfini hakkınca çıkaramıyorsunuz demektir. Bebeğiniz şu anda "doğmadı" ama aramızda. Sadece farklı bir konumda. O yaşıyor ve sizin aslında çoktan bir bebeğiniz oldu bile. Onu öpemiyor olmak, ona dokunamıyor, onu görmüyor olmak sadece biz insanların 5 duyusunun yetersizliğinden kaynaklanıyor. Halbuki onu hissedebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken, "5 duyumdan biriyle algılamadığım birşey gerçek değildir" ön yargısından kurtulmak. Hepimizin 5 duyumuzla ulaşamadığımız ancak var olduğuna inandığımız değerlerimiz var. Sizin bebeğiniz de bunlardan biri. Çok yakında 5 duyunuzla da onu hissedeceksiniz. Bebeğinizin "doğum tarihi", yani hesaplayıcıya göre 40 haftayı doldurduğu tarih sadece basit bir geçişten ibaret. Bebeğinizin manevi varlığını hissedin ve ileride çok zevk alarak anacağınız bu gebelik döneminin tadını çıkarın.

Bazı anneler doğum yaptıktan sonra bebekleriyle bizlere geldiklerinde, bebekleri yanlarında olmalarına rağmen, "onun karnımdaki kıpırtılarını özlüyorum" derler. Bu, biz insanların sıklıkla yaptığı hatalardan biri: Bulunduğumuz anı yaşamak yerine geçmişe ya da geleceğe odaklanıyor ve bunu anılarda yaşayarak telaffi etmeye çalışıyoruz...


Video: Bebeğin eşinin önde olması ve doğum kanalına yakın olması kendiliğinden düzelir mi? Kanama yapar mı?


Bebeğiniz ultrasonda gayet iyi görünüyor. İstiyorsanız bir e-mail gönderebiliriz...

20. hafta22. hafta