gebelik.org

Kadın Sağlığı Arama Motoru

Doğru arama yapın, aradığınızı bulun...



gebelik.org Dr.Kağan Kocatepe tarafından hazırlanmıştır.
       
       
Dr. Kağan Kocatepe'den muayene randevusu almak için tıklayın>>

UNTERSUCHUNGSTERMİNE

MAKE AN APPOİNTMENT

gebelik.org
MÜZİKLİ SAYFA...

gebelik.org

İÇİMİZDEN BİRİ ARŞİVİNE GEÇMEK İÇİN TIKLAYIN

hamilelik dönemi
dünyanın hamilelik ile ilgili
ilk görüntülü bilgilendirme sitesi

yayında...
www.hamilelik.tv

   
İÇİMİZDEN BİRİ: GÜLÇİN KANTÜRK

İki güzel insan ve en az onlar kadar güzel bir bebek...

Öykü ve resimler duygu yüklü. İçimizden Biri sayfalarını okuyan çiftler gözyaşlarını tutamadıklarını ve bebek sahibi olmak için özendiklerini belirtiyorlar bana zaman zaman. İşte bu öykü de bunlardan biri.

Sevgili Gülçin ve Hakan,

Sizi hep mutlu vegüleryüzlü gördüm. Doğa'yla yaşamınızın daha da güzelleşmesini diliyorum.

Dr. Kağan Kocatepe

19/7/2001[KK]

gebelik.org

Gülçin Kantürk

Herkese merhaba : )

Ben Gülçin Kantürk. 03.03.1975 doğumluyum. Eşim Hakan ile 6 yıllık beraberlikten sonra 24.07.1999 yılında evlendik. İkimiz de kendimizi bir bebek için hazır hissediyorduk ve 2000 yılı içerisinde bir bebeğimiz olsun istiyorduk.

Aralık 99’da regl zamanım geçmişti ve hamile olduğumu hissediyordum. Eşime yeni yıl hediyesi olarak yılbaşı akşamı söylemeyi istiyordum. Evde yaptığım testin sonucu negatifti. Nasıl olur? Ben anne olacağımı hissediyordum. 

Sonraki günlerde yaptığım testler de olumsuzdu. 4. testi hastanede yaptırdım ve sonucu öğrendim. Hissettiğim doğruydu, artık ben de anne olacaktım. Bebeğimi görmek için sabırsızlanıyordum.Ne yazık ki, annelik sevincim 2 gün sürmüştü. Tüm gün süren kanamadan sonra bebeğimi düşürdüm. Daha ultrasonda bile görememiştim, sadece 1,5 aylık hamile olduğumu öğrenebilmiştim.

Artık 2000 trenini kaçırdım diye düşünüyordum. Nisan' regl zamanım geçince kesin öğrenebilmek için sabırsızca bekledim. Evde test yapmayacaktım. İş çıkışı hastaneye gittim ve sonucu öğrendim. Bu kez daha dikkatli olmalıydım.

8. haftamda ilk hamileliğimde olduğu gibi kanamam oldu. Bu bebeği de kaybedeceğim diye çok korktum. Doktordan bebeğimin iyi olduğu haberini aldığımda sevincim anlatılamazdı.

13.haftamda bebeğimin cinsiyetini öğrendim. Bir kızım olacağı içime doğmuştu.

16.haftaya kadar kendime uygun bir doktor bulamamıştım. Bu dönemde Kağan Bey ile tanıştım ve kararımı verdim.

Doğumdan o kadar çok korkuyordum ki, bebeğimi ışınlasalar diye düşünüyordum. Kitap, dergi ve internetten öğrendiğim bilgilerden sonra normal (!!!) doğum yapmak istedim. Mide bulantılarım dışında her şey normal gidiyordu.

Kağan Bey'de normal doğum yapabilecek ideal anne adayı olduğumu söylüyordu. Ta ki doğum anına kadar...

21.11.00 akşamı (36.haftamda) annem aradı ve yarım kalan bebek sepetinin ölçüsünü sordu. Ben ölçü almaya çalışırken birden su boşaldığını hissettim. Doğuruyorum galiba diyerek banyoya koştum. Fazla su gelmemişti. Doktorumu aramadan önce kendimi dinledim. Sancım var mıydı ? Hayır . Su gelmeye devam ediyor muydu ? Hayır. Uzun bir süre bekledikten sonra uyuyakalmışım. Kapının ziliyle kendime geldim. Annem ve kızkardeşim " sen hala doğurmadın mı : ) " dediler ve doktorumu aramadığım için haklı olarak kızdılar. Kağan Bey'i aradığımda suyumun geldiğine ihtimal vermedi ve evime yakın bir hastaneye, kendisi de daha sonra gelmek üzere yönlendirdi.

Orada beni NST'ye bağladılar. Bana sancılarımın olduğunu, nasıl olur da hissetmediğimi sordular. Sancı hissetmiyordum ve  hala olayın ciddiyetini anlayamamıştım. Kağan Bey geldi ve muayene etmek istedi. Gerçekten de suyum gelmişti ve bana "sen doğuruyorsun" dedi. Hastanenin ilkel aletlerinden olsa gerek, muayene sırasında canım çok yandı. İşte tam o anda "ben normal doğum yapamayacağım" diye bağırdım. Kağan Bey'de doğum yapacağım hastaneyi aradı ve ameliyathaneyi hazırlattı. Hastanede buluşmak üzere ayrıldık.

Herşey biran evvel olsun bitsin istiyordum. Sezeryana karar vermemdeki bir neden de buydu. Normal doğum için ne açılma , ne de sancım vardı. Beklemeyi göze alamadım.

Hastaneye giderken trafik o kadar yoğundu ki, hastaneden arayıp, ne zaman orada olacağımızı öğrenmeye çalışıyorlardı. Polis eşliğinde yolları açtırdık. Arabadakiler bana "sancın varmış gibi yap, gerçekçi olsun" diyorlardı ben ise sürekli gülüyordum.

Hastaneye geldiğimizde hazırlıklar için hemen beni odaya aldılar, işlemlerle ise Kağan Bey ilgilendi. Daha 36.haftamda olduğum için son testlerim yarım kalmıştı. Kan aldılar, tansiyonum ölçüldü ve lavman....Hiç ama hiç korkulacak birşey değilmiş. 24 saatten fazla birşey yemediğim halde tuvalete gitme ihtiyacı hissettim. Ben tuvaletten çıktığımda ise odaya sedyeyi getirmişlerdi bile.

Eşimle ameliyathanenin kapısında vedalaştık ve artık içerideyiz, bebeğimin son tekmelerini hissediyorum. Kağan Bey'i de göremeyince heyecanlanmaya başladım. Kağan Bey ise ameliyat kıyafetlerini daha tam olarak giyememiş bir şekilde "buradayım Gülçin" diyerek odadan çıktı ve beni rahatlattı.

Artık hazırdım ve ameliyat masasındaydım.

Anestezi uzmanı ve çocuk doktoru ile tanıştım. Bana uygulanacak işlemler anestezi uzmanı tarafından tek tek  anlatıldı. Beni yan çevirdiler ve ayaklarımı karnıma toplamamı istediler. Uygulama esnasında hangi aşamada olduklarını söylüyorlardı. Belime yapılan iğneyi hiç hissetmedim, sadece vücuduma bir sıcaklık yayılıyordu. Ortam o kadar neşeliydi ki, bekleme aşaması çabuk bitti. Sıra epiduralin etkisini test etme aşamasındaydı. Karnıma uyguladıkları baskıyı dokunma olarak algıladığım zaman "başlıyoruz" dediler. Bir kolumda tansiyon aleti, diğer kolumda serum , parmaklarımda ise kalp atışımı gösteren cihaz vardı. Heyecanlandığımı belli etmek istemiyordum.

Gülçin Kantürk

Bebeğimin çıkarılma aşamasında karnımda bir basınç ve çekiştirme hissettim. Birden "acıyor" diye bağırdım. Ağrı kesicinin dozunu arttırdılar. Beynim uyuşuyordu ve ben uyumak istiyordum. Anestezi uzmanı başucumda "Gülçin uyuma, bak çok az kaldı, 1 dakikadan az kaldı, bebeğini çıkartıyorlar....Gerisini hatırlayamıyorum. Kısa süreli de olsa doğum anında uyumuştum.Kendime geldiğimde bebeğimi bana gösteriyorlardı.

Gülçin Kantürk

Not: Yakında Doğa'nın doğum esnasında kaydedilmiş görüntülerini bu sayfadan izleyebileceksiniz...

Ameliyathanenin soğuk olduğunu farkedememişim. Odaya çıkartıldığımda burnum tıkanmıştı. Epiduralin etkisiyle hiç ağrım yoktu ve kendimi çok iyi hissediyordum.İlk emzirme için bebeğimi getirdiler. O kadar minik ve güzeldi ki... Bebek hemşireleri tarafından çok sessiz ve sakin bir bebek olduğu söylendi.

Hastanedeki ilk gecemde ağrı kesicinin etkisi geçince ağrılarım başladı. Gaz sancısını ise hiç yaşamadım. 

Gülçin Kantürk

2.gecemde ağlama sesiyle uyandım, eşimi uyandırdım. "Bebeğimiz ağlıyor" dedim.Bebek odasından gelen sesi duymamız çok zordu. Ben tam yatağımdan doğrulmuştum ki bebeğimi ağladığı için bana getirdiler.  Annelik içgüdüsü bu olmalıydı.

Hastaneden çıktığımız gün bebeğim hiç uyanmadı, hiç emmedi ve biz tekrar hastaneye geri döndük. Kızım yenidoğan sarılığı olmuştu, hiç uyanmak istemiyordu. Yapılan testlerden sonra 2 gün boyunca gözleri bantlı olarak mavi ışığın altında kaldı. Elleriyle bantı çıkarmaya çalışıyordu. Bu süre içerisinde gözlerini açmasın diye uyumadan ve sürekli ağlayarak onu kontrol ettim. Eve geldiğimizde ise bizim için yepyeni bir yaşam başlıyordu.

Doğa şimdi 8 aylık ve sevgisi her geçen gün katlanıyor..
İsteyen herkesin bu mutluluğu tatması dileğiyle....   

Sevgiler  :)

Gülçin Kantürk.


Gülçin Kantürk

Anneler Kulübü'ne : Bebeğimi beklerken sizler sayesinde hem eğlendim hem de çok şey öğrendim.    
Hepinize teşekkürler...       

Sn. Kağan Kocatepe'ye : İlginiz ve samimiyetiniz için binlerce teşekkürler... 

Eşim Hakan'a : Desteğin ve hep yanımda olduğun için sonsuz teşekkürler...   

ve Doğa'ya : Yaşamımız seninle anlam buldu. Hep bizimle ol , hep hayatımızda ol.


İÇİMİZDEN BİRİ ARŞİVİNE GEÇMEK İÇİN TIKLAYIN



© 2002 [ 9 AY 10 GÜN-Kitap: ISBN 975-6797-20-7 ]
© 2003 [28 Gün / Kadın Olmak- Kitap: ISBN 975-6797-46-0 ]
© 1999-2050 - Her hakkı Dr. Kağan Kocatepe'ye aittir.
Op. Dr. Kağan Kocatepe
>>Nispetiye Caddesi No:34
Levent / İstanbul>>