Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında sevilmek var. Beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun? Güneş çoktan doğdu uyanmış olmalısın.
Saçlarını tadarken beni hatırladın değil mi!
Öyle ise ayrılmadık özlemliyiz sadece ve bekliyoruz.
Zamanı hatırlatan herşeyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten.... ömür boyu ya bekliyor yada bekletiyor insan.
İkisi de hazin tarafı yaşamımızın.
Bir çocuğun önce doğmasını bekliyor insan, sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını , kanunlara saygı göstermesini, insanları sevmesini ,
Aldanmasını , aldatmasını...
Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. Ya o? Ya o?
İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor .
Saadet bekliyor yaşamaktan.
Yaşarken beklemek beklerken yaşamak ve yaşayıp beklerken ölmek...
Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası. O nefes alışı sevgimizin. Kavuşmamızın anlamı. O tek yönü bekleyişimizin.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin....
Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem. Bir rengi var seni özlemenin anlatılmaz.
Verdiğin tüm acılara dayanıyorsam seni özlediğim içindir...
Beklemenin korkunç zehri beni öldürmüyorsa beni özlediğin içindir....
Yaşıyorsam içimde ümit varsa yine seni özlediğim içindir...
Seni bunca sevmesem bunca özlemezdim ki!!!!!!